Liman Kuş adasına kaymış. Bataklığa dönen Efes ve çevresinde kalanlar sivrisineklerden kaçıp dağa çıkmışlar. Bir gurup deniz seviyesinden 350 m. Yükseklikteki bu günkü Şirince’nin olduğu yere yerleşmiş.  Köye DAĞDAKİ EFES denilmesi bu tezi doğruluyor.

Türkler yöreye Selçuk’u merkez edinmeleriyle gelmişler. Türkler bu çevreyi Aydınoğlu İsa Bey döneminde geliştirmişler. Selçuk’taki İsa Bey Camii 1375 yılında yapılmış. 1425-26 Yılında Aydınoğlu  Cüneyt öldürülünce bölge Osmanlıların eline geçmiş. Bu dönemde halkı Türkçe konuşan 1800 haneli Rum köyü Balkan Savaşı sırasında Yunanistan’dan gelen göçmenlerin kışkırtmasıyla Osmanlılara karşı direnişe başlamışlar. 1914 yılında 1.Dünya Savaşı sırasında köyün gençleri Osmanlı tarafında Amele taburlarına askere alınmışlar. Bu taburdan kaçanlar dağdaki çetelere ve Yunanistan’a sığınarak direnişe devam etmişler. 15 Mayıs 1919 da İzmir’in Yunan işgalini Kırkınca halkı coşku ile karşılamış ve Yunan ordusuna katılmak için İzmir’e gitmişler. Ayni topraklarda doğup büyüyen insanlar birbirleriyle savaşmışlar…

1906 da Aydın’da doğan mübadele döneminde Yunanistan’a gitmek zorunda kalan Gazeteci-Yazar DİDO SOTRİYU  “Benden Selam Söyle Anadolu’ya” adlı eserinde Köy hakkında bakın neler yazmış;

“Şu yeryüzünde Cennet diye bir yer varsa o da bizim KIRKICA. Kırkıca o cennetin bir parçası olsa gerekti… Ormanlarla kaplı dağlık bir bölgede kuruluydu köy. Önümüzde denize kadar göz alabildiğine uzayan EFES Ovası… Baştanbaşa yemiş bahçeleriyle, incirliklerle, zeytinliklerle, pamuk, mısır ve susam tarlalarıyla dolu olan bu ova bizim köye aitti.”

Daha sonra kitabın sonlarında çekilen acıları şöyle anlatmış:

“Bütün bu çekile acı,bir kötü rüya olsaydı ah!...

Ve yan yana… Omuz omuza verip yürüseydik tarlalara doğru yeniden.

(…..) Saka kuşlarının türküsüyle şenlenen ormanlara doğru yürüyebilseydik!


Kardeşler, dostlar, hem şehriler!

Koskoca bir kuşak durup dururken katletti kendini!

Anayurduma selam söyle benden Kör Mehmet’in damadı!

Benden selam söyle Anadolu’ya!

Topraklarını kanla suladık diye bize garezleşmesin.

Ve kardeşi kardeşe kırdıra cellâtların Allah bin belasını versin…”

Mübadeleden önce zengin ve büyük köyde 1800 ev 5000 nüfus yaşıyordu. Şimdi ise 150 evde 650 kişi var. Bu görkemli dönemi ünlü yazar şöyle anlatıyor.

“Kendi arazisinin efendisiydi her köylü.  Ayrıca ceviz, badem,elma armut, kiraz ağaçlarıyla ve sebze bahçeleriyle çevrili yazlık bir evi vardı. Ve hiç kimse bahçesini çiçeklerle donatmayı ihmal etmezdi. Ve dört bir yandan fışkıran akarsuların ne kış ne yaz kesilmezdi türküsü…''

Şirince özlemi ünlü yazarımız Sabahattin Ali “SIRÇA KÖŞK” adı altında toplanan öykülerinden birinde de Şirince  özlemini anlatmıştı…

TarihZiyaret
Toplam4594
Prş. 3113
Çrş. 304
Sal. 291
Pzt. 283
Nasıl Gidilir?
Nerede Kalınır?
Nerede Ne Yenir?
Şirince Şarabı